Yılmaz Güney davasının 'yeniden görülme talebi' reddedildi

Yılmaz Güney’in ailesinin Hakim Sefa Mutlu’ya yönelik cinayetten yargılanıp mahkumiyet aldığı davanın yeniden görülmesi ilişkin talebi reddedildi. Kararda, olayın üzerinden 50 yıl geçtiği, tüm yargısal süreçlerin tamamlandığı ifade edildi.

Büyütmek için resme tıklayın

Güney’in eşi Fatma, kızı Güney ve oğlu Yılmaz Pütün, avukat Bişar Abdi Alınak aracılığıyla mahkemeye başvurdu. Dilekçede, Güney’in 18 yıla çarptırıldığı Ankara 1. Ağır Ceza

Mahkemesi’ndeki davanın yeniden görülmesi, Mutlu’nun mezarının açılarak, otopsi yapılması istendi.

İsmail Saymaz davanın reddedildiğini yazdı. Kararda, olayın üzerinden 50 yıl geçtiği, tüm yargısal süreçlerin tamamlandığı,

Saymaz'ın yazısının ilgili bölümü şöyle: Cinayete ilişkin bilgilerin bugüne dek gizlendiği, Güney’in bir hakim katili gibi gösterilerek, bir itibar suikastine uğratılmasına gerekçe yapıldığı belirtiliyor.

Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi 29 Ocak’ta talebi geri çevirdi. mezarın açılmasının dosyaya yenilik katmayacağı ifade edildi.

Güney’in silahı bilinçli ateşlediği ve meşru müdafaa şartlarının oluşmadığı kaydedildi.

Avukat Alınak, şunları söylüyor: “Yılmaz Güney katil değil ama bizde davayı yeniden görecek, cesaret ve vicdan yoktur. Bir metreyi aşkın yükseklikten aşağıdaki birine hedef gözeterek ateş ettiği öne sürülen bir kişinin, o kişiyi aşağıdan yukarıya giden mermiyle vurduğuna kamuoyunu ikna etmenin imkansızlığını mahkemesi üyeleri de kabul ediyor olacak ki, delili incelemeyi reddetme yoluna gitmişlerdir.”

Alınak, itiraz edeceklerini söylüyor.

Ne olmuştu?

Yılmaz Güney’in eşi Fatoş Güney ve çocukları Yılmaz ve Güney Pütün adına Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvuran avukatları Bişar Abdi Alınak, hakim Sefa Mutlu’nun Nevşehir'in Derinkuyu ilçesine bağlı Suvermez köyündeki mezarının açılmasını ve Güney’in yeniden yargılanmasını talep etmişti.

Başvuru dilekçesindeki verilen bilgilerde Hakim Sefa Mutlu'nun o gece 'alkol etkisinde' olduğu ve Yılmaz Güney’e dört kez hücum ettiği belirtiliyor. Silahın dördüncü saldırıda ateşlendiği belirtilirken, Yılmaz Güney'in ise olay anında hem 20 santimetrelik boy farkından hem de 60 santimetrelik merdivenden ötürü 80 santimetre yükseklikte olduğu, bu nedenle kurşun yukarıdan aşağıya inmiş olması gerektiği belirtiliyor.

Ancak yapılan Adli Tıp raporunda, “Atışın aşağıdan yukarıya veya en fazla yere paralel seviyeden yapıldığı balistik ve geometrik tespitlerden anlaşılmaktadır. Kafatasının giriş deliğinin geometrik şekli tespit edilerek, atış meyli ve istikametinin tespiti mümkün olabilir” ifadeleri kullanılmıştı.

Dilekçede şunlar yazıldı:

“Güney’in sandalyeyle saldıran maktule karşı savunmadayken darbe alması sonucunda elindeki silahın patladığını, hedef gözeterek ateş etmiş olmasının kurşunun giriş yönü bakımından mümkün olmadığını, dolayısıyla kasten öldürme suçunu işlemediğini ortaya koyacak bir karar, katil addedilmesinin, hatta maktulü yargıç olduğu için öldürdüğüne dek varan çirkin iftiraların önüne geçecektir. Bu iftiralar, Güney’in ailesi ve avukatlarına dahi katil iması yapılmasına dayanak edilmektedir.

49 yıl önce oluşturulan ‘Yılmaz Güney Katildir Mahkemesi’ Güney’in yaşamını ve sinemaya vereceği nice eserleri bizlerden çaldı. Yaşamının son bulmasının müsebbibi olan bu karar ile yüzleşmek Türkiye adına büyük bir sınavdır.” 

Taboola'danSponsorlu IçeriklerBunlar Ilgini Cekebilir

13 Şub 2024 - 12:08 - Gündem